Monthly Archives: Mayıs 2013

Kalıcı barışa yolculuk

Ankara Sürmeli Otel’de 25-26 mayısta gerçekleşen Demokrasi ve Barış Konferansı’na davetliydim. Konferans, Diyarbakır, Erbil ve Brüksel’de de gerçekleştirilecek. İlk konferansın havası, yolculuğa çıkan insanların heyecanını, coşkusunu yansıtıyor, katılımdaki çeşitlilik bu birlikteliğin önemini arttırıyordu. Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, Türkler, Sünniler, Araplar, Romanlar; bir başka deyişle bu ülkenin farklı halkları ve inanç grupları, inançsızları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları, LGBT’lileri, emekçileri, sendikacıları, siyasetçileri buluşmuştu. Gülten Kışanak, geçmişin acılarını hep birlikte geleceğe bakarak, geleceği müzakere yoluyla inşa ederek aşabileceğimizi belirtip, herkesi kalıcı barışa yolculuğa davet etti. Ödenen bedellerin karşılığı olarak, hukuk devletinde özgür ve eşit yaşamak için yeni bir anayasa istedi. Murathan Mungan, bir yazar duyarlılığıyla, kendi hakikatimizi konuşamadığımız için dilsizleştiğimizi, algıları değiştirmenin zor olduğunu ancak algıları aşındırabileceğimizi, kimliğin hem uğruna mücadele edilecek hem de aşılması gereken bir kavram olduğunu belirtti.

Kanayan yara: vicdani ret hakkı

Osman Murat Ülke, Mehmet Tarhan, Halil Savda, Yunus Erçep ve daha niceleri. Şimdi de Ali Fikri Işık. Vicdani ret hakkını sivil ölümü göze alarak savunan, sivil itaatsizlik yoluyla topluma mal eden simge isimler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun vicdani ret hakkını tanımasının ardından kutlanmaya başlanan Uluslararası Vicdani Ret Günü, 15 mayısta Türkiye’de de kutlanmaya başlandı ve ayni gün Vicdani Ret Derneği kuruldu. Vicdani ret hakkı konusundaki bilinç artık sivil toplumda gelişerek büyüyecek.

Açık kapıdan girmek

Merhabayla başlayan ilk yazılar, vedalarla biten son yazılar. Bir köşeden okurlarına seslenenler için yazmanın en zor olduğu anlar bu başlangıç ve ayrılık durumları olsa gerek. Hele benim gibi, bir gazete disiplini içinde yazmamış ancak çok yüklendiğinde rahatlamak ve söylenmemiş bir bilgiyi ya da fikri ifade etmeyi zorunluluk olarak görmüş, ara sıra gazete ve dergi sayfalarında yazmış biri için. Benimle birçok defa söyleşi yapmış, değerli gazeteci dostum Neşe Düzel’i kolaylıklar dilemek amacıyla ziyarete gittiğimde, bir anda sohbetin seyri değişti ve kendimi haftada bir perşembe günü Taraf gazetesinde yazı yazma sorumluluğunu kabul etmiş olarak buldum. Bu kadar çabuk karar vermemin nedeni, belirli zamanlarda istediklerimi yazamamanın yarattığı eksiklik duygusunu aşmak olduğu kadar bir okur olarak Taraf’ı yaşatma isteği olmalı.