Monthly Archives: Temmuz 2013

Kürtler demokrasi istiyor

AKP hükümetinin Rojava’daki (Suriye Kürdistanı) gelişmelere bakışı ve tepkisi hem dış politikadaki öngörüsüzlüğünü gösteriyor hem de kendi Kürt yurttaşlarına yönelik ezeli güvenlikçi bakış açısını çağrıştırıyor.

Roboski’ye yargı engeli (2)

Roboski soruşturması dosyası, şüphelileri belirlenmeden ve derinliğine bir soruşturma yapılmadan Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığına havale edildi. Askerî Savcılık, bombalama fiilinden geriye doğru aşama aşama kusuru ya da kastı olan sorumluları etkin bir soruşturma ile ortaya çıkarabilecek midir? Askerî bürokrasinin tepe noktalarına gitmesi gerekirse buna gücü yetecek midir? Yürütme erkini kullananların sorumluluğunu düşündüğünde onları bu soruşturma içine dâhil edebilecek midir? Soruşturma sırasında bilgi ve belgelere ulaşmada, delil elde etmede karşılaşabileceği engelleri aşabilecek midir?

Roboski’ye yargı engeli

Şırnak’ın Uludere (Qilaban) ilçesine bağlı Roboski köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bombardıman sonucu çoğu çocuk 34 sivil yurttaş yaşamını yitirdi. Olayla ilgili soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, görevsizlik kararı vererek dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı’na gönderdi. Başsavcılık, avukatların yaptığı itirazı da reddetti.

Ubuntu

Haziran ayının 28-30’u arasında Abant’ta gerçekleştirilen “Tecrübe ve İlhamlarıyla Afrika” isimli toplantıya katıldım. Afrika, bir milyar nüfuslu, 54 devletli ve çok sayıda ırk, dil, din barındırması nedeniyle çeşitli ve renkli kültürlere, geleneksel insani değerlere sahip bir kıta. Afrika Birliği de Fas hariç, 53 üye ülkesiyle önemli bir bölgesel güç. 2000’li yıllara kadar Türkiye’nin Afrika’ya ilgisi ise zayıf. Son 10 yıldaki gelişmeler sonucu 24 ülke ve Afrika Birliği ile büyükelçilik düzeyinde ilişkimiz var.

Anadiliyle yaşamak

Her bireyin, grubun ve topluluğun anadiliyle yaşamak hakkı vardır. Anadiliyle yaşamak, sadece eğitim hakkı ve yargıda savunma hakkı ile sınırlı olabilir mi?

Siyasetçiler, akademisyenler, entelektüeller, gazeteciler anadiliyle yaşamak hakkının neleri kapsadığından ya haberdar değiller ya da hakkın tamamının tanınması yönündeki öneriyi maksimalist bir talep olarak gündemlerine almamaktalar. Ortada tanınması gereken bir hak varsa, bunun bir pazarlık konusu olarak tartışılması ya da bu hakkın unsurlarından bir veya ikisinin tanınması ile yetinilmesi, taleplerin ve ihtiyaçların görmezden gelinmesi düşünülemez. Kendi düşüncelerine, üstelik haklar ve özgürlükler konusunda, maksimalist olmamak uğruna kırmızı çizgiler çizmek düşünce üreten kimseye yakışmaz.

İstihbaratın denetim ve gözetimi (2)

AİHM içtihatları, istihbarat servislerinin denetimi bakımından yasa koyucuya özel bir sorumluluk yüklemektedir. Buna göre yasada, mercilerin ellerinde tuttukları yetkilerin yalnızca “gerekli durumlarda kullanılabileceğine, insan haklarını daha az kısıtlayan alternatiflerin daima tercih edileceğine ve “orantılılık ilkesinin” gözetilmesi gerektiğine ilişkin genel ifadeler yer almalıdır. Yine münferit vakalarda sınırsız takdir hakkının kullanımına izin veren bir yasa, öngörülebilirliğin temel özelliklerine sahip olmayacağından mevcut amaçlara uygun bir yasa da olmayacaktır. Temel insani haklar ile bir tutarlılık gözetilecekse, istihbarat servislerinin yetkilerini kötüye kullanmasını önlemek amacıyla denetimler ve diğer güvenceler ihdas edilmelidir. Takdir hakkının kötüye kullanılmasına karşı hukukun getirdiği himayeler yasa tarafından yürürlüğe konulmalıdır. (AİHM, 1983, Silver ve Diğerleri, Birleşik Krallık; AİHM, 1990, Kruslin, Fransa, Huvig, Fransa)