Askerlikte hak ihlalleri

Zorunlu askerlik sırasında yaşanan hak ihlalleri ile mücadele etmek amacıyla 2011 yılı nisan ayı başlarında kurulan Asker Hakları internet sitesi, bir yıl içinde siteye gelen başvuruların örneklerini ve başvurulara dair sayısal verileri bir rapor hâline getirdi, kamuoyuna açıkladı ve yayınladı. Bu konuda bir ilki de gerçekleştirmiş oldu. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen hak ihlalleri devam ediyor. Kuşkusuz bu çaba çok az sayıda insanın imkânsızlık içerisinde, özveriyle gerçekleştirdiği önemli bir başlangıca imkân veriyor. Rapor kapsamında değerlendirmeye alınan 431 başvurudan çıkarılan sayısal verilere göre birinci sırayı 201 başvuru ile hakaret ve aşağılama, ikinci sırayı 162 başvuru ile kasten yaralama almakta. Sırasıyla diğer başvurularda aşırı fiziksel aktiviteye zorlanma, yeterli sağlık hizmeti alamama, tehdit edilme, iftiraya uğrama, mobbing, şahsi işlerde çalıştırılma, uykusuz bırakma fiillerine maruz kalındığı ifade edilmiş. Bunun dışında askerler arasındaki devrecilik anlayışı ve uygulaması sonucu ortaya çıkan psikolojik baskı ve şiddet fiilleri sözkonusu.

Ve nihayet psikolojik rahatsızlıkları teşhis etme imkânı bırakmayan asker alma sistemi sonucu askere gelen ve askerlik düzeninin işleyişindeki şiddet ve baskı nedeniyle durumu ağırlaşan askerlerin ölümle sonuçlanan ya da teşebbüs aşamasında kalan intihar ve cinnet eylemleri. 2013 yılı şubat ayında Siirt’te meydana gelen olayda, karakolda görev yapan ve bunalımda olduğu belirtilen bir asker, G-3 otomatik tüfekle karakolda görevli arkadaşlarına ateş açtı. Askerin açtığı ateşle, üç asker öldü, arkadaşlarını öldüren asker ardından silahıyla intihara kalkıştı. Yine 2012 yılı eylül ayında Afyon’da cephanelikte meydana gelen patlamada 25 askerin ölümü olayında da hak ihlalleri olduğu açık. Bu olay da Türkiye’nin hem iş güvenliği standardı konusunda hem de askerî kurumların şeffaflığı konusunda ne kadar geride olduğunu gösteriyor.

İnsan Hakları Derneği bu yıl içinde şüpheli asker ölümleriyle ilgili basın açıklaması yaptı. Bu açıklamada 1992-2012 arasında geçen 20 yıllık süre zarfında 2221 askerin intihar sonucu öldüğünün iddia edildiğine dikkat çekildi. Ayrıca sadece 2012’de zorunlu askerlik yapan 42 erin, yedi subay ve astsubayın intihar ettiğinin, 15 erin de başka nedenlerle öldüğünün açıklandığı ifade edildi.. İHD temsilcileri, vicdani ret hakkının tanınması, nefret söyleminin yasaklanarak nefret suçlarının düzenlenmesi, askerî bölgelerde işlenen yaşam hakkı ihlallerine sebep olan suçlar, vücut bütünlüğüne yönelik suçlar ve işkence suçlarının sivil savcılıklarca soruşturulup sivil mahkemelerde yargılamaların yapılması ve askerî disiplin ortamının insanileştirilmesinin sağlanmasını talep etti.

Askerlik hizmeti sırasında hak ihlaline maruz kalmış bir askerin baskı ortamı içerisinde sözkonusu ihlale ilişkin başvuruda bulunmasının imkânsızlığı, yaşanan bastırılmışlık durumunun terhisten sonra devam etmesi ve bu konulardaki hukuki bilinç eksikliği hak ihlallerindeki gerçek rakamlara ulaşmayı engellemekte. Hukuki yollara başvurmak bir yana, yaşanan hak ihlallerinin medyada ve internet ortamında yer alması da mümkün değil. Tüm bunlara rağmen Asker Hakları internet sitesinin kısıtlı imkânlarla açtığı kanala yönelik ilgi ve hak ihlallerinin çeşitliliği ortada daha vahim bir tablonun bulunduğu ihtimalini güçlendirmekte. Askere almada uygulanan eskimiş zorunlu askerlik modeli ve kurumun tarihî süreç içinde oluşmuş zihniyet kodları açısından meseleye bakmak yararlı olacak.

Devam edeceğim.

 

Bir Cevap Yazın